29 Haziran 2014

BENİM GÜZEL YALNIZLIĞIM...

   Çoğuna göre sıkıntılı, sıkıcı bir durum olsa da güzeldir yalnız olmak. Bir kere istediğin kadar konuşabilirsin kendi kendine. Avazın çıktığı kadar bağırabilirsin. İstediğin kadar küfredebilirsin, ağlayabilirsin.
    

   Arayıp sormadı diye öfkelenmezsin mesela kimseye, ya da geç kalma gibi bir derdin yoktur bir yere. Oturduğun yerde istediğin kadar izleyebilirsin insanları. Yan masada eğlenceden sarhoş olup, rakı bardaklarını masaya vurup, olmayanları yad edenleri. Yada eften püften sebeplerle tartışanları gülerek seyredebilirsin…Peki ya gerçekten bu kadar güzel midir ki? Gerçekten yeter mi bir insana buz gibi bardağa sarılıp mutlu olduğunu düşünmek, başkalarını izleyip keyiflenmek. İki çift laf edecek birilerini aradıktan sonra bu gürültülü sessizliği bozamadığında gerçekten mutlu olur mu ki? Sadece biraz sohbet etmek istediğinde ve gene kendinle konuşmak zorunda kaldığında gerçekten mutlu olur mu ki? Aslında insanın ne kadar tek başına olduğunu gördüğü zamanlardan biriydi gene. Herkes çok meşgul, herkes çok müsaitsiz, herkes çok kalabalık. Bir otobüs bileti ediyor şimdi mutlu olmak. O bile kimi zaman yetersiz bağırıyor. İnsan aslında ne kadar tek, ne kadar sessiz. İşte bu sessizlikte bile sağır olabiliyor kulakların. Sus sus desende susmuyor. 
  

    Ellerim üşüyor, ellerim soğuk, ellerim uzak. En çok gece olunca koyuyor insana. Perde kenarından baktığın hayatlara gülümsüyorsun. Sağda solda yarım bıraktığın resimler bile susuyor. Sonra yastığın altında kalan bir tokada üç beş tel saç takılıyor gözüne. Dili olsa da onlar konuşsa… Gene gece vakitlerinden biri. Bu kez hava da soğuk. Aklımda kapı eşiğinde söylenen bir ezginin tınısı. Gönlümde bir gülümsemenin sızısı. Benim güzel yalnızlığım! Bazen sen de gitsen ya uzaklara…






 
   

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder