1978' in Aralık'ında İstanbul'da doğdu.Mahallesinde, bazen çamurla, bazen yakındaki derenin kurbağa yavrularıyla oynayıp , bazen de asma yapraklarından dolma yapıp, oyuncaklarının çoğunu arkadaşlarına kaptırırdı.Fotoğraf makinası görünce dayanamaz, hemen elini beline koyup, hafif belini kırıp poz vermeye de bayılırdı. İlk portresini dört yaşında yaptı.O yıllarda, dedesinin kravatındaki şekilleri çizmeye çalışırkenki hali, sanırım bugünkü halinin temellerini attı. Hatta kaldığı kreşteki adamların kolilere koyulup koyulmadığı ise hala bir muammadır.
Yaz tatillerini tatil kitaplarında bulunan abuk sabuk, incik boncuk ve maket çalışmalarıyla geçirip, ders yapacağı zamanlarda da o çok önemli resim çalışmalarını yapmaktaydı. Pek de parlak olmayan ortaöğretim hayatını lisede zirveye taşıyıp resim aşkıyla yanıp tutuşmuştu.Kısa bir hazırlık aşamasından sonra (kısa diyorum çünkü bu kendisinde bir yetenek olduğunu gösterir) Marmara üniversitesi Resim Bölümü'ne girip, okulunu son derece parlak (inek) bir dereceyle bitirmiştir.Okul kantinini dört yıl içine üç defa ziyaret etmesiyle ve geceleri zorda kalan arkadaşlarının ödevlerini yapmasıyla meşhurdur.
Okul hayatı boyunca resim, heykel, seramik,grafik fotoğraf ve allah ne verdiyse hepsinin eğitimini almaya çalışmıştır.Eğitim hayatının sonunda (2001) çeşitli eğitim kurumlarında öğretmenlik yapmıştr.Ayrıca bir tasarım merkezinin (2008) koordinatörlüğünü, sanat galerisinin küratörlüğünü, aynı merkezin çizim dersleri eğitmenliğini yapmıştır.Buna ek olarak (2010) bir art-craft dergisinde proje yönetmenliği ve çocuk atölyelerini sürdürmüştür.Çocuk kitapları resimleyip, özel olarak tuval çalışmaları da hazırlamış, güzel sanatlar fakültelerine çok sayıda öğrenci hazırlamıştır.
Halen resmi ve özel olarak resim derslerini sürdürmektedir. Hayatının kendisi tam bir öykü olan Maritsa'nın, aynı zamanda resim, illüstrasyon ve heykel alanlarında çalışmaları da bulunmaktadır.Ve bir dostunun dediği gibi "Hayatında yapımda ve yıkımda emeği geçen herkese selam ve sevgiler" sunmaktadır...
Not: Ayrıca bu blogda bulunan tüm yazı, çizim, resim ve fotoğraflar bizzat kendisine aittir, biline !
Güzel bişey :) kantini ziyaret etmemek daha gzuel. Kantin çok sıkıcı bişey. Bende okulun marangozu ile kanka oldum ama iyiki odun olmadım (carpediemse) okuyoruz efendim. Arz ederim
YanıtlaSil:) hem bence de iyi bişey değil, okul marangozları candır hayat kurtarır evet :) teşekkür ediyorum efendim
SilOkul sinemasına birlikte hoparlör yapmıştık. Sevmiştim ben orayı okuldan ve ortamından daha çok. O adam gerçekti. Ordakiler değil. Rica eder iyi geceler DiLer insragramda da keyifle izlerim efenim sizi. :)
YanıtlaSil