Biri, daha kırkı çıkmadan tükenen sevgisine mi ağlasındı
yoksa sevmediği bir adamın koynunda olmasına mı? Yoksa bilmem kaç kilometre
uzaktan söylenen veda sözlerine mi? Umutlarının kaybolması kaç saat sürerdi. Kaç
km. hızla tükenirdi bir sevgi, bir insanın heba olması için daha kaç arşın
hüzün gerekirdi…Kızıl saçları bu kadar mı yakışırdı yaşlı gözlerine beyaz
tenine. Kuş kanadından narin yüreğine…Bir diğeri, kaç kere inanacaktı daha sevgi dolu vaatlere. O ufacık elleriyle daha ne kadar silecekti gözlerini? Daha ne kadar takınacaktı mutlu cici kız maskesini. Uğrunda hayaller kurduğu o şirin evinin koca bir hiç için zindana dönüştüğünü böyle mi görecekti. Olur olmaz bedenlerde mi bulacaktı sevginin bir zerresini…
Diğeri ise bilememiş artık ne diyeceğini. İnsan beni sevsin biri diye bekler miydi? Ya da ucuz vaatler dağıtmak bu kadar veresiye miydi? Bu kadar varoşa mı düştü bir adamın mertliği. Bir insanın hayatını kestirip atmak bu kadar basit miydi, izleri geçer miydi?Zor cancağzım zor…
Dedim ya üç güzel kadın, hiçbiri birbirinden eksik değil, birbirinden az üzgün değil. İşte ‘O'nlar varya. Ne desem bilemedim…
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder