24 Mart 2014

ÜÇ GÜZEL KADIN...

  Otuzu geçkin üç güzel kadın, ne miydi ortak noktaları? Koca bir  ‘O’… O gökten düşemeyen üç elmadan mıydı yoksa bütün bunlar? Yok yok bence koca gözlerinden onlar suçlular.

 Biri, daha kırkı çıkmadan tükenen sevgisine mi ağlasındı yoksa sevmediği bir adamın koynunda olmasına mı? Yoksa bilmem kaç kilometre uzaktan söylenen veda sözlerine mi? Umutlarının kaybolması kaç saat sürerdi. Kaç km. hızla tükenirdi bir sevgi, bir insanın heba olması için daha kaç arşın hüzün gerekirdi…Kızıl saçları bu kadar mı yakışırdı yaşlı gözlerine beyaz tenine. Kuş kanadından narin yüreğine…

  Bir diğeri, kaç kere inanacaktı daha sevgi dolu vaatlere. O ufacık elleriyle daha ne kadar silecekti gözlerini? Daha ne kadar takınacaktı mutlu cici kız maskesini. Uğrunda hayaller kurduğu o şirin evinin koca bir hiç için zindana dönüştüğünü böyle mi görecekti. Olur olmaz bedenlerde mi bulacaktı sevginin bir zerresini…

  Diğeri ise bilememiş artık ne diyeceğini. İnsan beni sevsin biri diye bekler miydi? Ya da ucuz vaatler dağıtmak bu kadar veresiye miydi? Bu kadar varoşa mı düştü bir adamın mertliği. Bir insanın hayatını kestirip atmak bu kadar basit miydi, izleri geçer miydi?Zor cancağzım zor…

  Dedim ya üç güzel kadın, hiçbiri birbirinden eksik değil, birbirinden az üzgün değil. İşte ‘O'nlar varya. Ne desem bilemedim…





  

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder