30 Nisan 2014

BİZE ÖYLE DEMEMİŞLERDİ

   Küçüktük, önce oyuncaklarımız vardı, tek kolu çıkmış bebekler, bir lastiği kırık arabalar.Üzerinde tüm dünyaların bizim olduğu eski bir kilim, çamurdan harçla yapraktan yapılmış dolmalar.Eciş bücüş tek göz odada limon kasasından gösterişli koltuklar…

Oynanan oyunlar gibi sandık hayatı. Küstüm deyince düzelmiyordu herşey, parmak büzüp hadi barış demiyorlardı. Bize öyle dememişlerdi ki. En sevilen, en kıymetli biz olacaktık. Sevinçlerimiz bitmeyecek, canımız hiç yanmayacak, üfleyince ya da öpünce geçecek, yüzümüz hep gülecekti. Oyun sonunda toplanan kilimler gibi toplayıp kaldıracaktık tüm oyunbozanları. Bizi üzenleri oyuna almayacaktık bir daha. Ve hava karardığında bir annenin sesiyle gene dönecektik güzel evimize. Bize öyle dememişlerdi. Akşam olunca bitmiyordu herşey. Ufacık ellerimizi yıkayınca geçmiyordu tüm sokağın kirleri, üfleyince geçmiyordu dizlerimizin sızısı. Bize öyle dememişlerdi. Sabahları masallar olacaktı. Sonu mutluluk olan masallar. Elma şekeri tadında bir hayat olmadı. Kokulu sakızları çiğnerken duyduğumuz kokular da bitti. 

   Güzel olacaktık biz. Tüm hikayelerin sonu hep mutlu bitecekti ve gene en pamuk prenses biz olacaktık. Şimdi bizim hayatımız bir masaldı.Sonu da oldu sızısı da. Öyle işte… Bize öyle dememişlerdi !





Hiç yorum yok :

Yorum Gönder