Hangi köşede kaçamak öptü sizi sevdiğiniz, hangi sokakta elinizi tuttu utanarak, işte orası hiç unutulmaz. Uzun ağaçlıklı yolda koşarken , soğuktan donmuş burnunuza kondurmuştu ya dudağını. Alınan simiti paylaşıp, vapurda içilen çayları ve elinizde kalan susam tanelerini… unutmazsınız. Kalabalık arasında yükselen sesi, soğukta ıslanmaktan daha bir üşüyen yüzünüzü de unutmazsınız. Bakarken nefret edeceğiniz sokaklar da var bu şehirde. Her defasında görmemek için kafanızı çevirdiğiniz. Her geçtiğinizde boylu boyunca serildiğinizi gördüğünüz o kırmızı, gri sokaklar. Masalarına tırnakları geçirdiğiniz o güzel barlar. Zamanın geçmek bilmediği kör olasıca masalar. Sevmemiştim sizi…
Her şeyden uzaklaştığınız o güzel iskele…Hala durur sessiz sakin, öyle, güzelce. Ne büyük, ne huzur veren bir sırdaştır. Bu şehir en çok burada güzel gelmiştir bana. Yalnızken, bir başıma. Ve şimdi gene aynı yerde aynı güzellikte gelir bana. Ve ben aynı barda, aynı masada, yüzümde bir gülümsemeyle bakıyorum etrafa. Seviyorum seni gene, güzel şehir!
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder