2 Şubat 2014

BİR SEVDİĞİ OLMALI İNSANIN

  
   Adını duyduğunda zaman durmalı, yer gök sarsılmalı. Bazen huzurun en kuytu köşesi, bazen de bir mabedin en derini.

    Hayatının en önemlisi, en kıymetlisi. Bilirsin ki sen konuşmasan da o bilecek seni, görecek sesindekini. Yüzünü sıvazlarken kıyamayacak, bakmaya doyamayacak, bir gözyaşına kurban olacak.Başını omuzuna yaslayıp hıçkıra hıçkıra ağlayacak, olur olmaz şeylere gülebilecek,birlikte saçmalayabileceksin. Sen yalandan güldüğünde ise içindeki hüznü anlayacak, bir bir saracak yaralarını. İncitmeyecek, incitemeyecek. En bunaldığın zamanlarda nefes alanın olacak. Bileceksin ki hayata döndüğün yer orada. Aldığın her nefeste tanrıya şükredeceksin sizi bir araya getirdi diye. Ve onunla dünyanın her yerine gidebileceğini hissedeceksin. Yarı yolda bırakmaz diyebileceksin.

     Gözgöze geldiğinizde ise kurduğunuz dili kimse çözemeyecek ve siz güleceksiniz birbirinize hafif bir sırıtmayla. En masum, en haşin zamanlarınız da olacak. Ve her seferinde tekrar tekrar keşfedeceksiniz birbirinizi. Her seferinde yeniden aşık olacak, yeniden seveceksiniz. Bedeninin yarısını götüreceksin her yere ve adın onunkiyle bir anılır olacak. Elini tuttuğunda tüm bedenin ısınacak, sarıldığında dünyanın en huzurlusu sen olacaksın. Hatta kimi zaman doğmamış çocuklarınız üzerine senaryolar yazacak, olmadık şeylere tartışacaksın. Her tartışmadan sonra bileceksin ki o gecenin sonunda gene yanında uyuyacak, hiçbir şey olmamış gibi.

   Bir sevdiği olmalı insanın, en güzelinden, en kıymetlisinden. ‘Can’ olmalı, ‘Hayat’ olmalı…







3 yorum :