Sene 1978, İstanbul soğuk , Aralığın başı.
Düşmüşüm annemin
sıcak dünyasından yeryüzüne. Küçük tostoparlak bir yavru, en hislisinden. O zamanda
kocamanmış gözlerim, meraklı iki çakmak taşı :)
Küçüklükten beri hep bildiğim, çizdiğim. Ne gördüysem, kimi
gördüysem. Bir kağıt bir kalem.Ne büyük
bir dünya…Hayal dünyasında gezinen bir kız çocuğu.Marmara Üniversitesi Resim Bölümü’ne girdiğim gün, zaman
içinde ne çok yapılacak şeyin olacağını farkettiğim gündü. Hangi renklere
bulanacak, hangi çizgide konuşacaktım.Ne büyük heyecan. Belki de beklediğim gün
bugündü. Her bir resim, ayrı bir hayat aslında anlatılmayı, paylaşılmayı
bekleyen.Başladık yola…Her biri ayrı bir öykü olan nice nice seneler. Bunca seneye
ne sığar demeyin. Neler sığarmış da ben bilmezmişim. İstanbul, ey koca İstanbul
! Sen ki ne güzellikler, ne pislikler barındırırsın da içinde çaktırmazsın
demezsin kimseye. Bir o kadar ihtişamlı ve büyülü İstanbul!
Bu şehirde büyüdüm, oldum ben. Her biri ayrı öykü olan günlerim
var. Çizelim, yazalım bakalım a dostlar,neler bunlar !!!
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder