Sakın olma küçük kız…Zordur, ağırdır taşıması. Daha küçükken başlar acısı. Herkes seveceğim diye acıtır bir
yerlerini. Prensessindir. Prensesler ağlamaz, prensesler kötü konuşmaz, prensesler
huysuzluk yapmaz, maz da maz !
Büyürsün sonra. Bir kere üzerinde o etiketi taşırsın
devamlı. Etrafında gereksiz bir sürü göz. Arkadaşların bile buna göre seçer
seni ve bazen de en nefret edilen olursun. Biraz daha büyüyüp zamanla gerçekleri görmeye
başladığında, senin isteğin dışında, her türlü sevgi çeşitlerini görürsün etrafında. Sana
sorulmayacaktır hiç. Bazen akılalmaz bir rüyanın paranoyasıyla, şaşırıp kalırsın ne
olduğunu anlamadan. Bazen de en kral Türk filmini aratmayacak bir sahnenin
içinde bulursun kendini. Tam da bu anlarda o hep söylenen söz çınlar
kulaklarında. Güzelin bahtı olmaz diye öğrettiler ya hani sana! Sana güzel diyorlar küçük kız. Sakın olma! Gönlünün içini
göremeyen pek çok yapay suret çıkacak karşına sırf bu yüzden. Bilmeyecekler. Anlatamayacaksın
derdini, aslında hiç te olmadığın biri gibi sana davranırlarken. Kırılacaksın da çok kez. Nefret te edeceksin. Bazen bırak dokunmak, görmek bile mideni
bulandıracak insanları. Ve o buz gibi ifadeyi de takınmayı da öğreneceksin. Ve gene
etiket üzerine etiket yapıştıracaklar. ‘Burnu havada, soğuk’ cümlelerini sık
duyacaksın. Güzelsen, tüm pislik ve bayağı durumları yaşamış olman gerekliymiş
gibi de davrananlar çıkacak karşına. Çırpına çırpına aslında öyle olmadığı
anlatmaktan yorulacaksın ve gene inanmayacaklar. Sevgilinin olmaması bile tuhaf
gelecek çoğu kez bazılarına ’Aaa nasıl
olmazzzz’ diyecekler kustururcasına. Bir aralar sevdiğin insan bile inanmayacak
belki bunlara, bir daha kırılacaksın. Ve gene ağlayacaksın.
Çoğu zaman yalnız olduğundan, ailene dostlarına daha çok
sarılacaksın bu anlarda. Doğru sevgiyi bulmak için dönüp duracaksın. Sevildiğine
inanacaksın en safından. Kanacaksın. Onlar yanlarında ne kadar güzel durduğunu düşünürlerken,
sen kendince pembe diziler yazacaksın. Kendin yazıp kendin oynayacaksın. Hevesi
geçmiş oyuncak gibi bırakıverecekler, canlarının istediği gibi
davranamadıklarında. Kandan, candan olduğunu görecek birini bekleyeceksin hep. Gözüne
değecek, derine bakacak birini bekleyeceksin. ’Senin gibi birinin nasıl olmaz‘
lafı küfür gibi çınlayacak daima kulaklarında. Ve duymamaya başlayacaksın
sonunda. İnandırmayı da bırakacaksın, konuşmayı da.
Büyüdün artık küçük kız. Ne zor değil mi. Bir yanın
bomboşken farkettirmemek ne kötü. Sen de gördüklerine söyle. Sakın olmasınlar!
Hadi öptüm gözlerinden...
17 Ocak 2014
Kaydol:
Kayıt Yorumları
(
Atom
)

Hiç yorum yok :
Yorum Gönder