Ah genç adam,
kadere inanır mısın? Ben inandım ve kaderin olacağıma da inandım. Yüzündeki o
her çizgide gördüm kendimi satır satır. Gözünün buğusunda saklanan damlada
aktım içimden sana. Gülmeye çalışıyorsun gülüyorsun ya sürekli… Ne zor iştir
bilirim. Farkettirmeden içindeki o koca kara deliği, neşeli çılgın insan
olmanın ağırlığını. Oysa adını bile
unuttuğun bir aşkı beklemenin azizliği bu.
Hatırlıyor musun kalbinin çarptığı en son zamanı. Belki çok zaman önceydi değil mi. Ondan mı bu kaş çatışların, yaraların. En son ne zaman yaslandın çocuk gibi birinin omuzuna, ne zaman koyverdin kendini? Ne zaman gülmekten ağrılar girdi karnına, öptükçe bir daha öpesin, sarıldıkça daha çok sarılasın geldi ?
Hatırlıyor musun kalbinin çarptığı en son zamanı. Belki çok zaman önceydi değil mi. Ondan mı bu kaş çatışların, yaraların. En son ne zaman yaslandın çocuk gibi birinin omuzuna, ne zaman koyverdin kendini? Ne zaman gülmekten ağrılar girdi karnına, öptükçe bir daha öpesin, sarıldıkça daha çok sarılasın geldi ?
Biliyor musun bir gün çıkacağız
karşımıza, işte o gün… Gülümseyeceğim
sana ve anlayacaksın neden bu kadar beklediğini. Bakacaksın yüzüme ve gözünün içinden
öpeceğim seni sevgili…

Hiç yorum yok :
Yorum Gönder